11 Mart 2012 Pazar

ESKİ ÇARŞILAR




Bizans döneminden bu yana, eski adı Konstantinopolis olan İstanbul, coğrafi konumundan dolayı çarşılara ev sahipliği yapmaktadır. İstanbul’un eski yani tarihi çarşıları günümüzde de canlılığın, zenginliğin ve çeşitliliğin sembolüdür. Bu çarşılar, her gün yeni AVM’ler açılmasına rağmen, yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlar. Tarihi çarşılar turizm sektörüyle ekonomiye sıcak para akışı sağlamaktadırlar.

Eski çarşıların bu kadar rağbet görmesinin en önemli sebeplerinden biri mimari yapılarıdır. Her biri birbirinden farklı zamanlarda, farklı mimarlar tarafından yapılan bu eserler günümüze kadar zaman zaman restorasyon geçirmelerine rağmen hala göz kamaştırmaktadırlar.

İstanbul’un en eski çarşıları denildiğinde Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Sipahi (Arasta) Çarşısı, Sahaflar Çarşısı ilk akla gelen çarşılardır. Bu çarşılar Osmanlı zamanında yapılmış eserlerimizdir. Hepsinin genel özellikleri tarihi olmaları ve mimarileri ile dikkat çekmeleridir. Kapalı Çarşı, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethinden hemen sonra yapılmıştır. İstanbul’un 2. Büyük çarşısı olan Mısır Çarşısı 1663-64 tarihleri arasında inşa edilmiştir. Mimarı, Hassa Başmimarı Mustafa Ağa’dır. Sipahi (Arasta) Çarşısı da Osmanlı zamanında yapılan Sedefkâr Mehmet Ağa’nın eseri olan bir çarşıdır. Sahaflar Çarşısı ise 15. yy.dan günümüze uzanan bir tarihe sahiptir.Günümüze kadar tarihini koruyarak gelen bu güzel eserlerin sadece mimari yapısı değil içinde ki ilişkilerde benzer kültürel ve tarihi dokuyu taşımaktadır. Esnaf, müşteri ilişkisi de aynen o mimarinin özelliklerini taşımaktadır. Osmanlı esnaflarının özellikleri müşteriye saygı, misafirperverlik, dostluk ve dürüstlük kuralları her yerde taktir edilen bir gelenektir. İngiliz “Senceri” gazetesinde 1893 yılında yayımlanan makalede şunlar yazmaktadır: “Osmanlı memleketlerinde dükkâncılık ve satıcılık tarz ve usulü kadar güzel usûl hiç bir yerde bulunmaz. Sivas pazarında teşhir edilen sim mamûlâtı gözden geçirmek üzere gittiğimiz zaman bu âdet nazarımızda bütün bütün tecelli etti. Pazara gelen müşteri ayaküstü durup teşhir edilen malları gözden geçirir. Tüccar veya dükkâncı ise diz çökmüş veya bağdaş kurmuş bir halde bulunur. Eğer müşteri itibara değer kimselerden ise, dükkâncının yanına çıkar oturur. Bir tacir böylesine âdeta konuksever bir ev sahibi gibi muamele eder. Müşteriye evvelâ bir kahve ısmarlar, sonra sigara ikram eder. Ve hâl ve mevkie münasip konuşmaya girişir. Kahve ve sigara içildikten sonra konu yavaş yavaş alışveriş meselesine çevrilir. Eğer birdenbire bu meseleye girişilirse, hürmetsizlik ve terbiyesizlik sayılır.

Dükkâncı, müşteriye, neden sonra ne satın almak arzu ettiği takdirde gayet nazik bir ifade ile sorar. Ve alınacak şeyin nevi ve cinsine göre konuşulmasını müteakip, müşterinin fiyatı soruşu üzerine satıcı, yine nezaketen: ‘Zâtı âlîleri her ne münasip görürseniz onu verirsiniz, hiç vermeseniz de hediye makamında kabul buyurursanız bence büyük bir şereftir’ der.

İşte Türklerin alışverişi böyledir. Ve böyle nezaketli alışveriş hiç bir yerde görülmez.”

Geçmişten günümüze gelen kültürel özellikleri çarşı esnafı halen yaşatmaya çalışmaktadır. Mısır çarşısına gittiğinizde esnaf ne satıyorsa hemen size ondan ikram eder. Kapalı çarşıya gidip bir kuyumcuya girdiğiniz de hemen size çay kahve ikram edilir. Zamanla esnaf müşterisine ismi ile hitap eder ve bu ise müşterinin kendini özel hissetmesini sağlar. Eski çarşıların müşterileri ürünlerin kokusuna ve tadına bakabilme özelliğine sahiptir. Herhangi bir dükkândan alışveriş yaparken pazarlık diyaloguna kolayca girilebilir. Böylece esnaflar bu çarşılarda gezen insanlara tarihin havasını soluma imkânı sunar.

Dükkânların hala o eski dokuyu koruduğunu gösteren bir diğer önemli unsur ise usta-çırak ilişkileridir. Ustalar kendi mesleklerini çıraklarına öğretirler Usta-çırak ilişkisini canlı tutarak mesleklerini varlıklarını bir sonra ki nesle aktarmaktadırlar. Bu durum, mesleklerin kaybolmasını engeller.


Eski çarşılar bünyelerinde geleneksel eşyaları barındırmaktadır. Bu çarşılar yerli ve yabacı turistlere Türkiye’yi tanıyabilecekleri farklı yörelerden ürünler sunmaktadırlar. Buralardan bir peştamal veya fıstık alınabilir. Yani her yörenin meşhur olan bir ürününe rastlamak söz konusudur. Böylece her gelen Türkiye’den birer hatıra alır ve Türkiye’yi biraz daha tanıma şansına sahip olur.

Dünya’da Bosna-Hersek, Fas, İran, Makedonya, Mısır, Suriye, Sudan, Tunus ve Yemen gibi çeşitli ülkelerinde de tarihi çarşılar bulunmaktadır. İstanbul’da ki tarihi çarşılar gibi onlarda oldukça fazla turisti ağırlamaktadır birçoğu Kapalı Çarşı ve diğer çarşılar gibi Osmanlı döneminden kalma eserlerdir. Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna da bulunan Başçarşı Osmanlı döneminden kalma bizim kültürümüzü yansıtan tarihi çarşılardan biridir.

Doç. Dr. Altan Çetin’e göre; eski çarşılara genellikle İslam şehirlerinde rastlanmaktadır. İslam şehirlerinde yer alan eski çarşılar her bölgeden insanın dikkatini çekmektedir. Akademik makalelere ve çeşitli tezlere konu olmuştur. Şöyle ki İslam’ın yayılması ve çarşıların gelişmesi arasında bir paralellik olduğu bazı bilim adamları tarafından ifade edilmektedir. Osmanlının ve İslam dininin izlerini üzerinde barındıran birçok tarihi çarşıyı İstanbul’da görmemiz mümkündür. Bu çarşılar bizlerin tarihi mirası olmakla birlikte dünyanın her yerinden insanların da görmek istedikleri şaheserlerdir. Geçmişten günümüze ruhunu koruyarak gelen bu eserler maalesef eskimesinden dolayı bir takım sorunlar yaşamaktadır. Bu yapılar eskimektedir ve mimarileri bozulmadan restore edilmeleri gerekmektedir. Çatılarında ve yer altında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Yaşanan doğal afetlerden kaynaklanan çatlaklar ve deformasyonlar hem mimariye hem de esnafa zarar vermekte ayrıca tehlikeli bir durumda oluşturmaktadır. Eski çarşıların bir diğer büyük problemi ise hanutçular ve çarşı etrafında ki vasıfsız satıcılardır. Hanutçular turistleri kandırıp esnaftan malı yüksek fiyata satıp kendilerine pay çıkarmaktadır. Bu gibi problemler yabancı turistin çarşı esnaflarına olan güveninin kaybolmasına neden olmakla birlikte var olan itibarı zedelemektedir.









0 yorum:

Yorum Gönder