İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul Taraftarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Taraftarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2012 Cuma

Fenerbahçe'nin Kalesi Bağdat Caddesi


Bağdat Caddesi, İstanbul'un en gözde, en değerli caddelerinden biridir. Bağdat Caddesi ismini, 4. Murat döneminde Irak'ın Bağdat kentini seferi sırasında geçtiği yollara Bağdat denilerek almıştır. (*)

Bağdat Caddesi sanatın, sosyetenin, kültürün ve 7'den 70'e herkesin kullandığı, görmek istediği, alış verişe gittiği bir yerdir. Fakat burayı olduğundan farklı kılan bazı etkenler vardır. Taraftarlar....

Taraftar her zaman her yerde semt veya cadde ne olursa olsun, ne kadar sosyetik veya ne kadar kötü bir yerde olsa taraftar orayı kendi istediği özellikle kendi görmek istediği gibi dizayn eder.
Asacağı pankartlar, sallayacakları bayraklar ve söyleyecekleri tezharüatlar ile orayı bir anda stad atmosferine sokarlar.

Fenerbahçe- Galatasaray maçı öncesinde de aynı sahneler vardı Bağdat Caddesinde. O alımlı, çekici Bağdat Caddesi Fenerbahçe'li taraftarların maçı izledikleri, maç öncesinde toplandıkları deyim yerindeyse yeri göğü sarı-lacivert yaptıkları bir yerdi. Orası İstanbul'un moda merkezlerinden biri değildi. O gün orası Fenerbahçeliler için toplanma, beraber olmak ve ortak amaç uğruna buluştukları yerdi.

Fenerbahçe taraftarlarının en yoğun toplandıkları semt ise Suadiye'dir. Özellikle Suadiye Fenerbahçe taraftaları için Kadıköy'den farksızdır. Ayrıca Suadiye'de kaldırımda ki koskocaman Fenerbahçe ürünlerini satan tırı görmemek mümkün değil. Taraftarların mekan, cadde, sokak, mahalle dinlemeden orayı mesken tutması şehrin havasına ayrı bir renk katmaktadır.

Bağdat Caddesinde yolunuza devam ettiğinizde ise Caddebostan'a doğru taraftarların daha az fakat Caddebostan'da bulunan herkesin üstünde Fenerbahçe forması olduğunu görürsünüz. Caddebostan'ın sahil tarafında, cadde tarafında her yer sarı laciverttir. Taraftarlar gittikleri semti, caddeyi, ilçe'yi değiştirir demiştik bunun en güzel örneklerinden biride Caddebostandır. Mekanlar ve dükkanlar Fenerbahçe'li olmasalar bile Fenerbahçe bayrakları ile donatılmışlardır. Taraftarın o bölgeye kattığı ekonomik ve görsel zenginliğin en güzel göstergesidir.

Selamiçeşmeye doğru ise iyice seyrekleşen Fenerbahçe taraftarları genelde yolda, maçın oynanacağı Kadıköy'e doğru dolmuş bulmak veya taksi bulma derdindelerdir. Taksi veya dolmuş bulamayanlar ise yollarına yürüyerek devam ederler.

Her Fenerbahçeli'nin söylediği bir söz vardır ''Fenerbahçe'nin kalesi Bağdat Caddesi'' diye. Bu söz Fenerbahçe'li taraftarlar ile Bağdat Caddesi'nin ne kadar bir bütün olduğunu yansıtan bir sözdür.

Bir gün yolunuz Fenerbahçe maçı öncesi Bağdat Caddesine düşer ise, Bağdat Caddesini bir de taraftar gözüyle görmenizi öneririm.


(*): Wikipedia

4 Mayıs 2012 Cuma

Galatasaray Lisesi Önünde ki Galatasaraylılar

Taksim... İstanbul denilince akla gelen ilk yerlerden biridir. Kültürü, tarihi yapısı kısacası her şeyi ile bir başkadır. Kimisi Taksim'i görmeye gelir, kimisi bir kafe de oturup kahve içmeye, kimisi Nevizade de dostları ile bir iki kadeh tokuşturmak için gelir, kimileri ise sadece orada olmak, gezmek, dolaşmak, İstiklal caddesinin keyfini sürmek için orada bulunurlar.

Kimisi ise sevdalarının, tutkularının gönül verdikleri takımın maçına gitmeden önce orada buluşmak veya toplanmak için bulunurlar. Onlar Galatasaray Lisesi önünde ki Galatasaraylılardır...


Büyük bir şehrin takımının taraftarı olmak zordur. Aslında şehir takımının taraftarı olmak zordur. Maç öncesi toplanmak için bir yer, semt gerekir. Bu semtin sizin fikir ve düşüncelerinizi yansıtması gerekir. En azından gönül verdiğiniz takım ile ilgili bir bağlantısı bulunması gerekir. Bu bağlantıyı bulduğunuz zaman o şehrin o semti artık sizindir. Oranın tarihi, kültürel yapısı veya içeriği hiç önemli değildir. Orası artık taraftarların buluşma noktası, orası artık takımın adı ile anılan bir semttir, tıpkı Beyoğlu'nda ki Galatasaray gibi. Galatasaray Lisesinin orada bulunması, o bölgenin veya semtin Galatasaray diye anılması önemlidir. Semt adı Galatasaray ise aşkın adı da orada sarı kırmızıdır.

Sakin ve güneşli bir Taksim gününde metrodan çıktığımızda her yaştan, her cinsten üstünde sarı kırmızı formalı insanları gördüğünüzde bugün Galatasaray'ın maçı olduğunu anlarsınız. Peki sadece 3-5 kişimiydi maça gitmek için Taksim'de toplanan? Tabi ki de hayır. İstiklal Caddesinde aşağıya doğru yürümeye başladığımızda Galatasaray'lı taraftarların çoğaldığını görürsünüz. Galatasaray lisesinin önüne geldiğinizde ise her yerde sarı kırmızı rengin hakim olduğunu, İstiklal Caddesinde ''iğne atsanız yere düşmeyecek'' bir kalabalık olduğunu görürsünüz.

Yakılmış meşaleler, bir arada, aynı anda ve aynı şekilde tezahüratlarda bulunulması bir çok koro ve orkestrayı kıskandıracak cinstendir. İstiklal Caddesinde yürüyen ve gezen turistlerin bu anları kameraya alma, fotoğraflarını çekme çabası ise olayın ayrı bir güzelliğidir.

Bir maç günü Taksim ve Beyoğlu bir başka tat verir orayı gezenlere. Taraftarların şehre kattığı renk ve şehrin taraftarlara sağladığı imkanlar ve olanaklar hiç bir zaman göz ardı edilemez. Bu yüzyıllık bir cadde, bina veya alan bile olsa taraftar her yerde ve her zaman taraftardır.

29 Mart 2012 Perşembe

Taraftarlık, Semt ve Beşiktaş

İstanbul’un sahilinde bulunan ilçelerinden biridir Beşiktaş. Birçok insanın işe, okula giderken özellikle deniz yolu ulaşımında aktarma yaptığı semttir Beşiktaş. Beşiktaş aslında semtte bulunan tarihi camisi ile veya yine semtte bulunan askeri deniz müzesi ile öne çıkmamıştır. Dolmabahçe’nin bu semtte bulunması da bu semti Beşiktaş Jimnastik Kulübünün isminin önüne geçirememiştir. Beşiktaş denilince birçok kişinin aklına Beşiktaş Jimnastik Kulübünün gelmesi bu olayın bir göstergesidir.

Günümüzde sayıları yok denecek kadar azalan semt takım taraftarlığının Türkiye’de ki son kalesi Beşiktaş’tır. Beşiktaş bir semt takımıdır. Taraftarı geçmişten günümüze Beşiktaş semtinde oturmasa bile Beşiktaş’ı kendi semti olarak görmüş, kendi semti olarak yaşamış ve yaşamaktadır. Birçok Beşiktaş taraftarının ‘’semte gidiyorum’’ deyimi Beşiktaş’a gidiyorum anlamına gelmektedir.

İnönü stadının (eski adı ile Şeref Bey) stadının bu semtte bulunması, Eski yıllarda futbolcula

rın antremanlarını yine bu semtte bulunan Beşiktaş Akatlar Spor tesislerinde yapması Beşiktaş’ı bir bütün olarak bir semt takımı yapmaktadır.

Beşiktaş taraftarının maç öncesinde semtte buluşup, balıkçılarda, barlarda, sokaklarda ve parklarda tezahüratta bulunması, maça giden birçok taraftarın semtte bulunması semt taraftarlığının en güzel örneğidir.

Taraftarların semte verdiği canlılık, semtin taraftarlara göre dizayn edilişi (kartal heykeli bulunması, taraftarların isteklerine göre mekanların, barların, restaurantların açılması) semt takım ve taraftarlığının en güzel örneğidir.

Yine bir maç öncesinde herkesin üstünde siyah-beyaz formalar ve atkılar, yine buluşulan ve gözde yer olan balıkçılarda maç öncesinde dostlarla 1-2 kadeh atıp, konuşmak, tezahüratlar da bulunmak ve maç saatini beklemek… Beşiktaş’ın sahasında oynadığı her maç öncesinde alışıla gelmiş görüntülerdendir.


Maç saatine yakın Beşiktaş-Kabataş arasında ki yolu trafiğe kapamak (semtin sahibi edası ile) yolda stada doğru yürümek, tezahüratlarda bulunmak ve stada girmek.





Sadece burada da bitmiyor Beşiktaş taraftarlarının işi maç esnasında çoşkulu bir şekilde takımlarına destek olmak, takımlarını sonuna kadar desteklemek ve Dünya’da sayılı taraftar grubu arasında ilk sırayı alması Beşiktaş taraftarlığının ayrı bir övünç noktasıdır. Ufak bir semt takımı olarak hayata gözlerini açan Beşiktaş’ın taraftarları, başarıları sayesinde önce ülke genelinde bir takım haline gelmesi ondan sonrasında ise Dünya’da ki yerini alması bir semt takımı ve taraftarlığı bütünleşmesi sonrasında oluşmuştur.