İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul'un Semt Adlarının Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul'un Semt Adlarının Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2012 Pazar

Gayrettepe muhtarı ile yapılan röportaj...






20 Mayıs 2012 Pazar

Eski İstanbul....

Sıra geldi eski İstanbul semtlerin fotoğraflarına.Şaşıracaksınız nasıl değişmiş...İstanbul'un nüfusu  ilk göze çarpıyor


Buyrun...

Aksaray



    Aksaray 2

Nuriosmaniye



    

 Bakırköy





   Kapalı çarşı








 Kapalı çarşı




Taksim






 Taksim





Galata




Fener




Beşiktaş




                                                               Tophane




Şişli





Şişli (Halaskar gazi)


   Eminönü
 





   Kuruçeşme



    Moda


  Nişantaşı



Balat

      
 Balat
             






  Bebek







           
   Bostancı

                     
  Caddebostan


 Cihangir
     
    Çemberlitaş



Emirgan

     
 Eyüp

                                                            
                                                                   Ahırkapı

A




26 Nisan 2012 Perşembe

Beyoğlun'da her şeye dair bir röportaj


Aslında Röportaj yaparken amacımız  bir kaç kişiyle konuşmaktı...Lakin ilk konuştuğumuz kişi gerçekten çok tatlı yağız,delikanlı  bir Anadolu çocuğuydu.Ve çok hoşumuza gitti ve uzun uzun sohbet ettik.Bu sadece bir kısmı.Silip düzelttiğimiz...Nedense adını bizde kalmasını istedi ve çalıştığı yerin adını vermedi.Bizde saygı duyduk...Ama size röportaj yaptığımız insanının bir kaç kişisel özelliğini vermekte sıkıntı olacağını düşünmüyorum... Sivaslıymış,20 yaşında ve evli, bir tane kızı var, 20 yaşında olmasına rağmen ruhu 50 yaşında,hayat o kadar sillesini vurmuş,Gaziosmanpaşa'da oturmaktadır.Kiralardan çok yakındığını söylemek isterim.Geçim sıkıntısı çok dile getirdi.Tahmin edemeyeceğimiz kadar kibardı,anlayışlıydı.Okuduğumuz için bize imrendiğini hemen anlamıştık,ilk başlarda kendisi okumadığı için biraz sıkıldı yanımızda olmaktan ama sonra heyecanı geçti ve susmak bilmedi...Bizle röportaj yapan o yağız delikanlıya çok teşekkür ederiz.Bizi kırmadı...o bizden biz ondan bir şeyler öğrendik...Aslında röportajı ciddileştirmek istemeden yazmak isterdik olduğu gibi ama maalesef bu mümkün değil.
Tekrar sana teşekkürlerimizi arz ediyoruz...

Kaç yıldır garsonluk işini yapıyorsunuz?
5 yıldır.
Kaç senedir burada çalışmaktasınız?
2 yıldır
Çalıştığınız restorandın kaç tane şubesi var? İstanbul’un hangi semtlerinde?
İki tane şubemiz bulunmaktadır. Biri Beyoğlu’nda diğeri ise Alkent’te.
Peki  sizce neden çalıştığınız restoran Beyoğlu’nda yer açmıştır?
Burada olmasının nedeni aslında çok bence… Tarihi olması, çok işlek bir cadde olması, farklı insanların olması. Dolayısıyla yabancılar geleneğimiz olan yemekleri tatmak istiyorlar. Bizde onlara bu imkânı veriyoruz. Hem iş yeri açısından hem de kişisel olarak birçok yarar sağladığını söyleyebilirim. Bazı müşterilerimiz bize önerilerde bulunuyorlar özellikle yabancılar bizde onlara göre lokantada bazı değişiklikler yaptık. Onların isteklerine kulak verdik. Tatbikî yemeklerimizden ödün vermedik ama dekorasyon olarak birçok değişiklikler yaptık özümü kaybetmeden. Kişisel olarak ta değişik kültür tanıdık, dilimizi geliştirdik, yeni diller öğrendik bir nevi çalışanlar ve patronlar dâhil olmak üzere ufkumuzu genişlettik.
Beyoğlu’nun tarihini biliyor musunuz? Ve neden Beyoğlu’n da çalışıyorsunuz
Aslında pek bir bilgim yok. Sadece eskiden kimlerin olduğunu biliyorum; Bizanslılardan Osmanlıya geçmiş sonrada cumhuriyet dönemi diye bir bilgim var. Beyoğlu özellikle seçmedim işim buradaydı bende buraya geldim.
Bu zamana kadar hangi semtlerde çalıştınız?
Beyoğlu, Bakırköy, Şişli ve Mecidiyeköy semtlerinde çalıştım.
Çalıştığınız semtlerin eski adlarını ve ya tarihçelerini biliyor musunuz?
Hayır. Daha deminde söylediğim gibi sadece Beyoğlu hakkında kulaktan dolma bir bilgim var.
Sizce Çalıştığınız yerin geçmişteki adını ve tarihini öğrenmemek bir eksiklik mi?
Aslında evet şuan bir eksikliğini hissettim (gülerek).Ama geçim derdi o kadar aklımızı almış ki ne tarih ne de başka bir şey umurumuzda.
Size Beyoğlu’yla ilgili kısa bir bilgi vermemizi ister misiniz?
Buyrun…
Beyoğlu ,ilk önceleri bir diplomasi merkezi olarak gelişmiş, fakat daha sonraları yabancı ticaretinin, ekonomik kontrolünün artması ve burada yoğunlaşması sonucu İstanbul'un ticaret merkezi durumuna dönüşmüştür. Ticaretin yanı sıra eğlence, kültür kuruluşlarının da burada yer alması ve konumu, bütün İstanbul'un odak noktası olmasını sağlamıştır.

Beyoğlu adinin ortaya çıkışına ilişkin çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birisine göre; Beyoğlu adi, Fatih Sultan Mehmed zamanında Pontus prenslerinden Aleksios Komnenos’un İslamiyet’i kabul ederek burada oturmasından kaynaklanır. İkincisine göre ise; burada oturan Pontus prensi değil, Kanuni zamanındaki Venedik elçisi Andre Giritti’nin oglu Luigi Giritti’dir. Türkler’in “Bey Oğlu” diye andıkları bu adam, elçinin bir Rum kadınla evlenmesinden dünyaya gelmiştir. Oturduğu konak da Taksim yakınında bir yerdedir. Diğer birine göre ise; Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan Venedik elçisine yazışmalarda Beyoğlu dendiği için bu semt de Beyoğlu adını almıştır. Pera adi, 1925’de resmi yazışmalardan çıkarıldıktan sonra gittikçe unutulur hale gelmiş, Buna karşılık Beyoğlu adi güç kazanıp bölge anlamında da yaygınlaşmıştır.

Biraz uzun oldu aklımda tutabilir miyim bilmiyorum ama sağ olun (gülerek)...

Bize yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederiz iyi günler...




İstanbul Semt adlarının 2023 versiyonu

Biraz gülelim :)
Siyasi görüşünüz ne olursa olsun Akp hükümeti daha başımızda olursa adlar böyle değişecek gibi...
Hemen kızmayın okuyun,küçük bir gülümseme bile bizim için yeterli!




Böyle giderse....

Acıbadem..... Hacıadem.
Aksaray..... Akpsaray.
Arnavutköy..... Arapköy.
Ataköy..... Adakköy.
Avcılar..... Hacılar.
Bağlarbaşı..... Bağlabaşını.
Bakırköy..... Bakirköy.
Bebek..... Nurtopu.
Beyoğlu..... Yobazoğlu.
Çarşamba..... Cuma.
Doğancılar..... Erdoğancılar.
Etiler..... Emeviler.
Etyemez..... Domuzetiyemez.
Fatih..... Vahdettin.
Feneryolu..... Ampulyolu.
Fındıklı..... Zındıklı.
Galata..... Galata-Port.
Habipler..... İmamhatipliler.
Harbiye..... Takıyye.
Harem..... Namahrem.
Haydarpaşa..... Haşama.
İkitelli..... İkifesli.
Kandilli..... Ampullü.
Kartal..... Deve.
Kurtuluş..... Kurtuluş İslam'da.
Kasımpaşa..... Tayyippaşa.
Kızıltoprak..... Yeşiltoprak.
Mahmutpaşa..... Mahmuthoca.
Mecidiyeköy..... Dolarköy.
Merter..... Mehter.
Moda..... Tesettür.
Nişantaşı..... Nurtaşı.
Okmeydanı..... Recmmeydanı.
Pangaltı..... Finans Kurumu Altı.
Paşabahçe..... Hocabahçe.
Paşalimanı..... Paşa Port.
Salıpazarı..... Cumapazarı.
Sarıgazi..... Sarıklıgazi.
Selamsız..... Selamünaleykümlü.
Sultanbeyli..... Şeriatbelli.
Tarabya..... Takunya.
Tarlabaşı..... Açmabaşı.
Ulus..... Ümmet.
Unkapanı..... Unakıtanı.
Ümraniye..... Ümmetçiye.
Yedikule..... Seven- Towers.
Zeytinburnu..... Hurmaburnu
olacak gibi...


Fena değil dimi :)

18 Nisan 2012 Çarşamba

SEMT ADLARI TARİHİ

Semt adlarını eğlenceli bir şekilde nasıl dönüştürebiliriz nasıl ilgi çekebiliriz diye düşünürken ve internette fellik fellik araştırma yaparken bakın ne bulduk :) Bir çoğumuz bilmez ki bizde yeni öğrendik 1928 yıllarının ünlü mizah dergisi  Akbabanın çıktığı yıllarda Yusuf Ziya Ortaç ve bacanağı Orhan Seyfi Orhon,İbnülemin Mahmut Kemal İnal'a giderler.Şimdi bunlar kim hemen size açıklıyorum... Lise bilgilerimiz biraz zorlamak gerekiyor.Biliyorum yıllar yıllar önceydi ama ...




Yusuf Ziya Ortaç; Beş Hececiler grubunun üyesi ve öncülerinden.1946-1945 arasında Ordu milletvekili olarak TBBM bulundu.Şiire aruzla başladı.Ziya Gökalp etkisiyle hece ölçüsünü benimsedi.Şiirleri Türk Yurdu, Servet-i Fünun ve Büyük Mecmua'da yayınlandı. Akbaba dergisinde akıcı bir dille, rahat okunur bir tarzda yazdığı fıkralarında siyasal özgün örneklerini verdi. Şiir ve gülmece yazılarının yanı sıra roman, öykü ve oyunlar da yazdı.

Orhan Seyfi Orhon; Kendilerde beş hececilerdendir.1965’te bu partiden İstanbul milletvekili seçildi. 1922-1946 arasında Milliyet, Tasvir-i Efkar, Cumhuriyet, Ulus, Zafer, Havadis gazetelerinde mizah ve köşe yazıları yazdı. Yusuf Ziya Ortaç ’la birlikte Papağan, Güneş, Ayda Bir, Çınaraltı dergilerini çıkardı. Şiire Aruzla başladı. "Fırtına ve Kar" isimli uzun şiirinde bunun başarılı bir örneğini verdi. Daha sonra Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak hece veznine döndü. Hece ile yazdığı şiirlerinde yalın bir dil kullandı. Divan şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazel benzeri şiirleri de var. Yirmiden fazla şiiri bestelendi.

İbnülemin Mahmut Kemal İnal;Osmanlı Devleti’ne 33 yıl boyunca çeşitli görevlerde hizmet eden İbnülemin, II. Abdülhamit devrinde Yıldız Sarayı arşivinde görev yapmış ve cumhuriyet devrinde ise arşivin tasnif edilerek Başbakanlığa devredilmesine başkanlık etmişti.1913 yılında Süleymaniye Camii külliyesinde “Evkaf-ı İslâmiye Müzesi” adıyla kurulan Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nin kurucusudur. Benzer bir kurumu Kahire’de de kurmuştur.Toplumsal hayatta çok hızlı ve büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemde yaşaması ve pek çok tanınmış kimse ile şahsen bir arada bulunması onu biyografi alanında pek çok eser vermeye yöneltti. Son dönem Osmanlı şairleri, müzisyenleri, sadrazamları, hattatları hakkındaki eserleri ile bu kişilerin unutulmalarını önlemeye çalıştı. Şiir, roman, hikaye gibi alanlarda da eser verdi.
Yani.... Uzun lafın kısası bu şahsiyetler  önemli kişilerdir vesselam...
Konumuza geri dönersek
İbnülemin Mahmut Kemal İnal'a giderler ve semt adlarına göre kimlerin nelerde oturması gerektiği ile ilgili liste yapmasını isterler.
İşte liste ;

Kasaplar; Etyemez’de
Arabacılar; Ahırkapı’da
Sebzeciler; Bostancı’da
Kebapçılar; Şişhane’de
Fırıncılar; Unkapanı’nda
Turşucular; Sirkeci’de
Elmacılar; Elmadağ’da,
Badanacılar; Kireçburnu’nda
Fındıkçılar; Fındıklı’da
Halıcılar; Halıcıoğlu’nda
Çiçekçiler; Çiçekpazarı’nda
Tiryakiler; Çubuklu’da
Dervişler; Erenköy’de
Körler; Göztepe’de
Bebekler; Sütlüce’de
Arnavutlar; Arnavutköy’de
Zenciler; Kuzguncuk’ta
Sünnetçiler; Cerrahpaşa’da
Kandilciler; Kandilli’de
Öksürenler; Ihlamur’da
Borçlular; Selamsız’da
Tespihçiler; Mercan’da
Harem ağaları; Harem’de
Sütnineler; Bebek’te
Dilsizler; Bülbülderesi’nde
Sevdalılar; Kuşdili’nde
Sarhoşlar; Küfeciler’de
Sabırlılar; Eyüp’te
Kabadayılar; Tozkoparan’da
Medeni eşkıyalar; Boğazkesen’de
Sülükçüler; Büyükdere’de
Hane berduşları; Kalender’de
Talihsizler; Güngörmez’de
Mezar bekçileri; Türbe’de
Günahkârlar; Azapkapı’da
Enfiyeciler; Akıntıburnu’nda
Maliyeciler; Defterdar’da
Dilberler; Vefa’da
Baştan çıkanlar; Yerebatan’da
Hafifmeşrep kadınlar; Yaşmaksıyıran’da
Doktorlar; Hekimoğlu’nda
Paşalar; Paşabahçe’de
Köseler; Kabasakal’da
Caniler; Zindankapısı’nda
Hayvan sahipleri; Samanpazarı’nda
Şık hanımlar ve beyler; Moda’da
Kürkçüler; Ayazpaşa’da
Hâkimler; Kadıköy’de oturmalıymış!


beğendiniz mi? :) biz bayıldık


Saygılarımın kabulunu arz ederim efendim






11 Mart 2012 Pazar

Semt Adlarının Hikayeleri





Taşı toprağı altın olarak ünlenmiş İstanbul'da yaşarken, birçok semt adını aslında önemsemiyoruz. Belki de hiçbirinin hikayesini bilmiyoruz. Günde 2 milyon kişinin geçtiği Taksim'i dolaşırken, kimsenin aklına gelmez aslında onun aslında ne anlama geldiği. Semtlerin isimlerinin nereden geldiğini incelerken aslında siz de bizimle birlikte sevinci, üzüntüyü ve hatta kahkahamızı paylaşacaksınız. Çünkü, semtlerin adlarını öğrenirken, içinde yaşadığınız ortamın tarihini ve özelliklerini de öğrenmiş oluyorsunuz. Hangi birimiz belki çocukluğumuzdan beri yaşadığımız semt isimlerini araştırmıştır ki ? Örneğin; yurtdışından gelen biri size: "Osmanbey'in anlamı nedir ?" diye sorduğunda "Mr. Osman" diye cevap verdiğiniz zaman aslında oturduğunuz semtin adı size garip gelmeye başlıyor olabilir.


İstanbul’un semt adlarının hikayelerini bilmek, kulaktan dolma bilgilerin düzeltilmesinin yanı sıra, tarihimizi daha iyi anlamamızı sağlar. Geçmiş geleceğin aynasıdır atasözünü desteklerken , bu hikayelerin aslında tam da geçmişimizi, tarihimizi ve geleceğimize ışık tutacak yaşanmışlıkları aydınlatmak, onları benimseyerek; sadece adını söylediğimiz, basıp geçtiğimiz semtleri bir de tarihi açıdan tanımak İstanbul’u daha anlamlı kılacaktır.


İstanbul'un semtlerini araştırırken, Kültür A.Ş tarafından hazırlanan "İstanbul'un İLçe ve Semt İsimleri" adlı kitabı araştırdık. En çok ilgimizi çeken isimlerden bir tanesi Şiş yapımıyla uğraşan ve şişciler diye anılan bir ailenin bu yörede konağı olduğu ve zamanla Şişlilerin konağı haline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı hikayesiydi. 


Hergün otobüsle veya arabayla önünden geçtiğimiz semtlerin isimlerini öğrendikçe, kendi yaşadığımız şehir hakkında daha çok bilgiye sahip olmuş oluyoruz. Bu konu hakkında detaylı bir araştırma yapıldığında aslında savaş öncesi ve sonrası, yeni bir döneme geçerken, kimi zaman da küçük bir olay sonucunda semtlerimizin bu isimlerini aldıklarını görmekteyiz ve bu isimleri alan semtlerimiz birleşince oluşan şehrimiz İstanbul ‘un aslında derin bir tarih oluşturan bir kültür barındırdığını görüyoruz ve bu kültürün gelecek nesiller için faydalı birer değer olduğunu düşünüyoruz.



Yaptığımız araştırmalara göre, internette İstanbul’daki semt adları hikayeleri adına yazılıp çizilen bir çok kaynak var. Bunların içinde konuyu derinlemesine inceleyen, konunun ana hatlarını ortaya koyan makale ve denemelere rastlamak mümkün. Ortak bir çerçevede bu kaynaklar incelendiğinde, İstanbul’daki semt adlarının tesadüfen ortaya çıkmadığı, her birinin tarihteki bir olaydan ya da tarihteki kesitlerden yola çıkarak oluştuğu, ve semt adlarının her birinin eski yaşamlara dair izler taşıdığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, tarihi anlatan semt
adlarının sözlük anlamları da incelendiğinde, bununla ilgili, kaynaklara bakıldığında sözlük anlamı nedeniyle adlandırılan semtlere de rastlamak mümkün. Fakat bunları da sözlük anlamlarıyla bağdaştırdığımızda yine karşımıza çıkan durum, her birinin tarihi anlamlar ifade ettiğini göstermektedir.



İşte tam da bu yüzden, her yeni bir Semt isminde yeni bir heyecan duyuyoruz. Gerek, İstanbul Belediyesinin araştırmaları üzerinden gerekse özel şirket ve blogları kaynakları açısından kaynak sıkıntısı da çekmememiz bizi her semtin hikayesini öğrenmeye itiyor. Sizinle Milliyet'in blog sayfasından bulduğumuz bazı semt isimlerini paylaşmak isteriz.



Şaşkınbakkal

Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için bölgeye gelenlere bir bakkal dükkânı açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek bakkala "şaşkın bakkal" yakıştırması yaptılar ve artık böyle anıldı.



Çengelköy

Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor.



Veliefendi

Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi'nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi'yle anılıyor.

Çıksalın 


Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hakim olan bölgeye, halk arasında "çık, salın!" denilmeye başlandı.

Taksim 


Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yer, Taksim olarak anılmaya başlandı.



Pendik 


Bizans döneminde kullanılan Pantecion (Pantiki) ismi "her tarafı surlarla çevrili" anlamına gelir. Çoğu kaynaklar Pendik kelimesinin duvar anlamına geldiğini ve İstanbul'a egemen olan devlet ya da hükümetlerin doğudan gelecek saldırıları önlemek için burayı bir savunma hattı olarak kullandıklarını kaydederler.



Beyazıt

Sultan II. Beyazıt'ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.



Aksaray

Fatih'in sadrazamı İshak Paşa, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Aksaray'ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.



Bakırköy

Bizanslıların 'Makri Hori' dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçince 'Makriköy' adını aldı. 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk'ün isteğiyle semt Bakırköy adını aldı.



Teşvikiye

Sultan Abdülmecit'in bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu semtin adı Teşvikiye olarak kaldı. Bu durumu, Harbiye Karakolu ile Rumeli ve Valikonağı Caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş belgeliyor.