İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

İstanbul

Haydarpaşa

semt pazarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
semt pazarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2012 Pazar

Fatih Çarşamba Pazarı



Fatih Çarşamba Pazarı, İstanbul’un bilenen en büyük pazarlarından birisi. Pazar, 7 ana
 cadde ve 17 sokak üzerinde kuruluyor. Fatih Pazarı’nda giyim, sebze ve meyvenin yanı sıra
 canlı çiçek, porselen, kumaş, tencere tava gibi akla gelen hemen her şey satılıyor. Bazı
 tezgahlarda kredi kartıyla alışveriş yapmak mümkün. Giysi satılan bölümde, çoğu satıcı kendi
 dükkanının önünde tezgah kuruyor. Böylece giyinme kabini imkanı da var. Civardaki
 camilerde de tuvalet ihtiyacı karşılanabiliyor. Yalnız pazar alanı çok geniş bir yer
 kapladığından otopark sorunu mevcut. Fatih'te ikamet edenlerin yanı sıra, birçok semtten gelen bir müşteri kitlesi olduğu içinpazar oldukça kalabalık. Kaliteli ürünlerin değerinden daha ucuz fiyatlara satıldığı Çarşamba
Pazarı’na ilgi ve katılım oldukça büyük görünüyor. Gençten yaşlısına her yaş grubundan
 insanın keyifli bir şekilde alışveriş yaptığı gözleniyor. Alışveriş yapanların görüşlerini aldığımız üzere; yıllardır buradan alışveriş yaptıklarını, her hafta uğradıklarını ve artık bir alışkanlık haline geldiğini söylüyorlar.

29 Nisan 2012 Pazar

Salı Pazarı - Kadıköy




       Bu hafta; her Salı, Uzunçayır metrobüs durağı- Kadıköy Evlendirme Dairesi’nden

Hasanpaşa istikametine doğru kurulan Kadıköy Salı Pazarı’na gidip, pazardaki satıcıların ve

orada alışveriş yapan müşterilerin Salı Pazarı hakkındaki görüşlerini aldık.

    Öncelikle hararetle alışveriş yaptığını gördüğümüz altmış yaşlarındaki Şükran Hanım’ın

birkaç görüşünü sizlerle paylaşacağız ..



      Semt pazarlarına hangi sıklıkla gelip alışveriş yapıyorsunuz?



“Ben yıllarca memur maaşıyla pazardan alışveriş ettim. Şimdi de emekli maaşıyla pazara

 gelmeye devam ediyorum. Bütçeme uygun olduğundan ve 25 yıldır Kadıköy’de ikamet

 ettiğimden her hafta Salı Pazarı’na gelip ihtiyaçlarımı buradan karşılıyorum. Genellikle tekstil

 malzemeleri satılan tezgahlara uğruyorum. Hiç bir şey almasam bile burada dolaşmak bana

 keyif veriyor. ”




Biraz daha ilerleyip takı tezgahının yanında takıları inceleyen 30-35 yaşlarındaki Vildan

 Hanım’a pazarlar hakkındaki görüşlerini bize aktarmasının  bir sakıncası olup olmadığını

 sorarak röportajımıza devam ettik..



  İstanbul’da bunca alışveriş merkezi, marketler mevcutken semt pazarlarını tercih

 etmenizin sebebi nedir?



“Semt pazarı küçüklüğümüzden bugüne kadar en çok geldiğimiz yer. Alışveriş merkezlerinin

 aksine burada açık havada alışveriş yapabiliyorum. Ürün çeşitliliği fazla, sebze ve meyveler

 daha taze, rahatça istediğimi seçebiliyorum. Giyim tarafı için de uygun fiyatlar söz konusu.

 Büyük alışveriş merkezlerinde kıyafetler ateş pahası. Pazarlarda hem kaliteli hem de daha

 uygun fiyatlı. Eskiden satıcılar arasında çok bağırış çağırış olurdu ama şimdi ona da çözüm

 geldi, artık öyle bir durum yok. Sakin sakin alışverişimizi yapabiliyoruz.”




Alışveriş yapanların görüşlerini aldıktan sonra bir de satıcıların arasından bir tanesinin

 fikirlerini almak üzere, 15 yıldır pazarcılık sektöründe olan eşofman tezgahının başında duran

 Nevzat Bey’e sorumuzu yöneltiyoruz..




Yıllardır bu mesleği yapıyorsunuz. Zorluklarla karşılaştığınız oluyor mu ?



“Kışın soğuk ve yağmurlu günlerde üşüyoruz. Her gün başka semtin pazarındayız. Çeşitli

 insanlarla karşılaşıyoruz, pazarlık yaparken ısrarcı davrananlar oluyor; neredeyse ‘al ablacım

 bedava vereyim istersen’  diyorum. Bazen hırsızlıklar olabiliyor. Ama geçim derdi işte,

 yapıyoruz mesleğimizi. Eskiden daha geç vakitlere kadar durduğumuz oluyordu. Bu da daha

 çok kazanç demekti. Ama artık 7’den sonra satış yasak olduğu için çok fazla kazanamıyoruz.” “


29 Mart 2012 Perşembe

Bir Kuzguncuk Pazar'ı

Her semtin kendine has bir özelliği vardır; kiminin konumu iyidir, kiminin cafeleri iyidir, kimininse mağazaları… Ama her semtte mutlaka bir pazar bulunur. Bu pazarlarda kendi içlerinde kategorilere ayrılırlar. Bazılarında yalnızca gıda ürünleri bulunurken bazılarında da a’dan z’ye her türlü ihtiyaca yönelik ürünler bulmak mümkün.

Bu pazarlardan biri de Çarşamba günleri kurulan, minik ve samimi Kuzguncuk Pazarı’dır. Bu Pazar Kuzguncuk’un minicik bir sokağı olan Bostan Sokak’ta yer alır. Rengarenk eski Rum evlerinin arasına kondurulmuş rengarenk pazarda Rum, Ermeni, Türk, Hıristiyan, Müslüman-çünkü kuzguncuk etnik yapısı yönünden çok zengindir- herkes sohbet ve selamlaşmalar eşliğinde alışverişini yapar. Yalnızca gıda ürünleri ve çocuk oyuncuklarının yer aldığı bu pazar senelerden beri aynı pazarcılardan oluşur.

Her Çarşamba pazarın kurulmasıyla birlikte, ihtiyacı olan olmayan herkes mutlaka pazara uğrar. Bu Pazar yıllardan beri çocukların kovalamacalarına, yaşlı teyzelerin dedikodularına, erkeklerin iş muhabbetlerine, pazarcıların dertlerine şahit olarak bugüne kadar yerini ve mütavaziliğini korumayı başarmıştır.

Pazarcılar semt halkını o kadar benimsemiş ve tanımışlardır ki, tezgaha yaklaşan Sevim Teyze’nin ne alacağını ne kadar alacağını çok iyi bilir, aralarında geçen diyalogsa yerini hal hatır sormaya bırakır.

Pazarda gezinirken Semra Teyze’ye rastlıyoruz, gözlem yaptığımızı anlamış olacakki bize gülümseyerek bakıyor. Hemen yanına gidiyoruz. Selamlaşma, tanışma, hal hatır sorma derken pazarla ilgili hikayesini soruyoruz, anlatmaya başlıyor:

-Biz eşimle 75 senesinde Kuzguncuk’a yerleştik. Eşimin Kuzguncuk’ta ufak bir kırtasiye dükkanı vardı. Çarşamba günleri bir saatliğine dükkanı kapatır birlikte pazara gelirdik. Eşe dosta rastlar, iki lafın belini kırar hem de alışverişimizi yapardık. Emekli olduktan sonra da bu geleneğimizi hiç bırakmadık.

-Amca rahatsız mı, bugün yanınızda yok ? diye soruyoruz.

Bize alyansını göstererek şimdi bedenen yanımda olmasa da ruhen yanımda, 2 sene evvel vefat etti diyor. Üzülüyoruz. O yine de gülümsüyor. Teşekkür edip yanından ayrılıyoruz.

Gezdiğimiz ilk Pazar olan Kuzguncuk Pazar’ında şeker ve samimi bir ortamda bulduk kendimizi. Her hafta gezeceğimiz yeni pazarlarla yeni hikayeler yaşayacağız.

11 Mart 2012 Pazar

SEMT PAZARLARI

Semt pazarları geçmişten günümüze kadar uzanan bir alışveriş kültürünü yansıtmaktadır.
İstanbul’un hemen her semtinde, kurulduğu semtin ya da kurulduğu günün adıyla anılan semt
pazarları mevcuttur. Örneğin; Kadıköy /Salı Pazarı, Bostancı / Çarşamba Pazarı, Erenköy / Perşembe Pazarı, Suadiye / Perşembe Pazarı, Üsküdar / Cuma Pazarı, Fatih/ Çarşamba Pazarı. Genelde üstü açık olan bu pazarlarda çok sayıda tezgah yan yana kurularak; gıdadan tekstile, ev eşyasından canlı hayvana kadar bütün ihtiyaçları karşılayabilecek ürünler müşteriye sunulmaktadır. Bu geniş alışveriş kültürünü bir iletişimci gözüyle ele alarak İstanbul içerisindeki semt pazarlarını gözlemleyip, yapacağımız röportajlarla, çekeceğimiz video ve fotoğraflarla destekleyerek yansıtacağız.
Semt pazarlarının hitap ettiği kitleye baktığımızda geniş bir müşteri yelpazesi göze
çarpmaktadır. Bu bağlamda her kesime, her yaşa, kadın veya erkek ayırmaksızın bir alışveriş tutkusu haline gelmiş bir alışkanlıktan söz edilebilir. Her bütçeye hitap edebilen semt pazarlarının günümüzde hala var olabilmesi,büyük alışveriş merkezlerine
rağmen popüleritesini kaybetmemiş olması İstanbul’u İstanbul yapan öğelerden bir tanesidir de
diyebiliriz. Halkla iç içe olmak, pazarlardaki sıcak atmosferi solumak, dilediğince alışveriş
yapmak isteyen insanlar bundan büyük bir keyif almaktadır.
Semt pazarları İstanbul halkı tarafından yıllardır süregelen bir gelenek haline gelmiştir. Ürün çeşitliliği, fiyat çeşitliliği alıcıyı cezbeden faktörler arasındadır. Gıda olsun, tekstil olsun, ev eşyası olsun her bütçeye hitap edebilen çeşitlilik bunların arasındadır.
Kaynakça:
1) http://www.istanbulpazarcilarodasi.com/index.html
2) http://www.klickistanbul.com/klickmaster/0A.php?MENU_ID=478&PID=479