22 Nisan 2012 Pazar

GERİ DÖNÜŞÜM İŞÇİLERİ DERNEĞİ BAŞKANI ALİ MENDİLLİOĞLU İLE RÖPORTAJ

İstanbul’da  yaşayan  kağıt  toplayıcıların  yaşamlarını ve  sorunlarını  daha  iyi anlayabilmek  ve  onlar hakkında  daha  gerçekçi  bilgilere  ulaşmak  amacıyla, Geri Dönüşüm  İşçileri  Derneği  başkanı  Ali Mendillioğlu  ile  bir  röportaj  gerçekleştirdik. İstanbul’daki  kağıt  toplayıcılara  dair  sorduğumuz soruları  ve  Mendillioğlu tarafından verilen  cevapları röportajın  içeriğinde  bulabilir ve Mendillioğlu'nun kendisini tanıttığı kısa videoyu izleyebilirsiniz.


Proje Grubu: Dernek  kurma  fikri  nasıl  ortaya  çıktı ve  derneğin  kuruluş  amacı  nedir? 
Ali Mendillioğlu:  Belediyeler  2004  yılında  atık toplama işini lisanslı şirketlere vermeye başladı  ve böylece  çöp alanında özelleştirmeye gidildi. Çöp alanında  özelleştirmenin
başlamasıyla biz  kağıt   toplayıcıların  sorunları da  artmaya  başladı. İstanbul  başta  olmak üzere şehirlerdeki  belediyeler  arabalarımızı toplamaya,  depolarımızı  yakmaya ve
arkadaşlarımızı  darp  etmeye  başladı. Biz  de  bu  sorunlara  karşı  duruş  geliştirebilmek
ve örgütsel  olarak  hareket  edebilmek  amacıyla derneği  kurmaya  karar  verdik.

P.G: Geri  Dönüşüm  İşçileri  Derneği’nin  İstanbul  dışında  da  şubeleri  mevcut  mu? 
A.M:  Merkezi  İstanbul  olan  Geri  Dönüşüm  İşçileri  Derneği’nin  Ankara,  Adana  ve Antalya’da  da şubeleri  mevcuttur.

P.G: Derneğin  üye  sayısı  kaçtır? 
A.M: Son  bilgilere  göre  Antalya’da  178 kişi,  Ankara’da  600  kişi  ve  Adana’da  da  300 kişi derneğimize  üyedir.  İstanbul’daki  şubemizde  ise  40  üyemiz  bulunmaktadır.  

P.G:İstanbul’daki  üye  sayısının  diğer  şehirlere  göre  daha  az  olmasının  sebebi  nedir?
A.M: İstanbul  gibi  büyük  bir  şehrin  her  bölgesinde  faaliyet  gösterecek  ve  şube
açacak maddi  durumumuz  ve  gücümüz  ne  yazık  ki yok.  Şimdilik  sadece  Tarlabaşı bölgesinde faaliyet  göstermekteyiz  ve  bu  bölgede  kağıt  toplayanları  üye
yapmaktayız.  Ancak yakında  İstanbul’un  farklı  noktalarında da  şubeler  açıp,  üye
sayımızı  çoğaltmayı amaçlıyoruz.

P.G: Derneğin  faaliyetleri  nelerdir?
A.M: Lisanslı  şirketler  ve  belediyelerle  yaşanılan problemlere  karşı örgütlü hareket edilmesi için uğraşıyoruz ve bu konuda arkadaşlarımıza hukuki
destek sağlıyoruz. Bunun dışında da dönem  dönem kağıt  toplayıcılara  yardım  faaliyetleri  düzenliyoruz. Dernek olarak  Cevatpaşa  bölgesinde   iki kere ücretsiz  giysi  pazarı  kurduk.  Mağazalardan topladığımız  giysileri, bu  pazarda  ücretsiz  olarak ihtiyacı  olan  kağıtçı arkadaşlarımıza  dağıttık. Yine Tarlaşabaşı’nda  bir  aş  evi  kurduk. Haftada  bir  kez kağıt toplayıcı  arkadaşlarımıza  buradan  yemek dağıtıyoruz.

P.G: Derneğin sponsoru var mı? Faaliyetlerin maddi boyutu kim/kimler tarafından sağlanıyor? 
A.M:Hayır, derneğimizin bir sponsoru yok. Sadece dernek üyelerinin bağışlarıyla
faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

P.G: Derneğin, üniversiteler ile ortak çalışmaları oluyor mu?  Bunlar Nelerdir? 
A.M: Evet zaman zaman oluyor. Bazen, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde sempozyumlara katılıyoruz. Bunun dışında bu alanda araştırma yapan akademisyenlere ve
sizin gibi öğrencilere dernek olarak gereken yardımı sağlamaya çalışıyoruz.

P.G:Dernek, Avrupa Birliği fonlarından yararlanıyor mu? 
A.M:Bizim bu konuyla ilgili ortak bir ilke kararımız var. Hiçbir şekilde Avrupa Birliği
fonlarından yararlanmıyoruz.

P.G:Bu  kararınızın sebebini  öğrenebilir miyiz? 
A.M: Avrupa  Birliği ve fon gibi durumlar bizim örgütsel mücadelemizle örtüşmüyor. Biz kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışan bir derneğiz.

P.G:İstanbul’da kağıt toplama işini kimler yapıyor?
A.M:Göç meselesi bu konuda çok belirleyici bir faktör olmuştur. Şu
an Bingöl, Urfa- Siverek ve Van bölgelerinden gelenler İstanbul’da kağıt toplamada önemli bir yekun tutmaktadır.  Bunun dışında Romanlar, evsizler, sokak çocukları ve adli yükümlüler İstanbul’da kağıt toplama işini yapmaktadır.

P.G: İstanbul’da kağıt toplayıcıların sayısı nedir? 
A.M: Bu rakamı net olarak bilmek mümkün değil. Sadece Maltepe
bölgesinde 6 bin kağıt toplayıcısı olduğunu düşünürsek, İstanbul genelinde yüz binin üzerinde kağıt toplayıcısı olduğunu
söyleyebiliriz.

P.G: Diğer şehirlerle karşılaştırıldığında İstanbul’da kağıt toplayıcısı olmak avantaj mıdır/ dezavantaj mıdır?
A.M:Bu durum bölgeden bölgeye değişmektedir. Alışveriş ve eğlence merkezlerinin çok olduğu Taksim, Levent, Maslak, Cihangir gibi  bölgelerde  çalışmak  diğer şehirlerde çalışmaktan avantajlıdır çünkü bu bölgelerden çok atık çıkar ve kağıtçılar buralardan iyi para kazanır. Ancak  Fatih’te  çalışıyorsan  çok da avantaj değildir. Kısacası semte göre
avantaj ya da dezavantaj durumu değişmektedir.

P.G: Peki, Her  kağıt toplayıcısı istediği bölgeye gidip çalışabilir mi? 
A.M: Herkes  istediği yerde kağıt toplayabilir. Ancak kağıt toplayıcılar, yaşadığı semtin ve
kağıdı sattığı deponun etrafında çalışırlar. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi taşıdıkları
arabayla çok uzağa gidemezler. 

P.G:İstanbul’da bir kağıt toplayıcısının günü nasıl geçmektedir ve gün sonunda ne kadar para kazanmaktadır? 
A.M:  İstanbul’da kağıt toplayıcısı sabahın ilk ışıklarında kalkar ve işe çıkar, gece yarısına kadar çalışır. Neredeyse günde 14- 15 saat çalışır ve 200- 250 kilo atık toplar.
Topladıklarını depoya götürür, tarttırır ve parasını alır. Gün sonunda ise yaklaşık 35- 40 TL gibi bir miktar  eline geçer.

P.G:İstanbul’da yaşayan insanların kağıt toplayıcılara bakışı hakkında neler düşünüyorsunuz?
A.M:İstanbul’da yaşayan insanların bir kısmı kağıt toplayıcılarını potansiyel suçlu olarak görüyor ve kağıt toplayıcılarından korkuyor.  Ne yazık ki bu durum hâlâ aşılamamış bir gerçek.

P.G: Peki şimdiye kadar kağıt toplayıcılarına dair çekilen belgeseller hakkında neler düşünüyorsunuz? (Kağıtçı ve Çöpte Dostoyevski Buldum) 
A.M:Teknik ve  görsellik açısından  belgeselleri  iyi ya da  kötü  olarak  değerlendiremem
ancak  meseleyi  anlatma  açısından Kağıtçı belgeselini iyi buluyorum. Çöpte Dostoyevski Buldum’a  gelince  içerik  olarak  problemli  olduğunu  düşünüyorum. Kağıt toplama işinden,
sahafçılığa uzanan bir yaşam öyküsünü anlatan belgeselde, kişisel başarı hikayesinin öne
çıkarılmasıyla  sorunun kendisinden ve gerçeklikten  uzaklaşıldığını  düşünüyorum. İnsanlara
bakın  çöpten böyle bir adam çıktı demenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle
Kağıtçı  belgeselini  konu bakımından daha açıklayıcı buluyorum.

P.G:Kağıt toplayıcıların sorunlarına çözüm  bulmak adına  toplumdan  ve  devletten beklentileriniz  nelerdir? 
A.M: Öncelikle  insanlar, toplumda  bizim de var  olduğumuzu  ve  emeğimizle  para         kazandığımızın  farkına  varsın  yeter. Devletten  ise  sigorta,  hak, depo ya da maaş  gibi beklentimiz  yok.  Biz,  bizi  ortaya çıkaran şartlar yok edilmesini  istiyoruz. Böylece kimse  çöpe de çıkmak zorunda  kalmayacaktır.

İstiklal Caddesi’nde yer  alan Geri Dönüşüm İşçileri Derneği’nde gerçekleştirdiğimiz röportajda, sorulara içtenlikle cevap veren dernek başkanı Ali Mendillioğlu’na teşekkür ederiz.

Not: Video ve fotoğraflar 19.04.2012 tarihinde Geri Dönüşüm İşçileri Derneği’nde grup üyeleri Ezgi Aksu, Burcu Aydoğan ve Serap Bozkurt tarafından çekilmiştir.

3 yorum:

  1. ACEL DERNEK BŞK.ALİ BEYİN TELEFON NOSUNUNA İHTİYACIMIZ VAR.
    faik-eyuboglu@hotmail.com ADRESİME BİLGİ GEÇİLMESİ RİCASIYLA.FAİK EYUBOĞLU

    YanıtlayınSil
  2. Geri dönüşüm işçiliği (toplayıcılık), deyim yerindeyse ekmeği taştan çıkarmaktan daha beter bir iştir. Üstüne üstlük belediyeler ya da devlet nezdinde kabul edilemez bir çalışma alanıdır da. Geri dönüşümcü işçilerin bir dernek sahibi olmaları çok sevindirici bir olay. Kurucularıyla üyelerini kutlarım. Ülkemiz edebiyetında geri deönüşüm işçilerini konu edinen roman ya da öyküye raslanmaz. Fakat bu kanı yıkıldı artık. "Şaban Şimşek, TOPLAYICI adlı romanıyla bunu başlattı" denilebilir. Ozan Yayıncılık'ta çıktı.

    YanıtlayınSil